|
Haberler -
Yarış Haberleri
|
|
Pazartesi, 07 Aralık 2009 21:46 |
|
DenizBank-TAYK Trofesi’nin Bülent İçgören Kış Kupası ikinci yarışında verilen abandone kararı büyük tartışma yarattı. Bu arada iki ekibin abandone kararı alan Yarış Kurulu hakkında protesto verdiği öğrenildi.
TAYK Genel Müdürü Cahit Üren ise kişisel değerlendirmesinde durumu TurkSail’e anlatırken, “Haksızlığın önlenmesi hedeflenmiştir” dedi.
5 Aralık Cumartesi günü abandone ile sonuçlanan TAYK Bülent İçgören Kış Kupası ikinci yarışında Yarış Kurulu’nun verdiği karar hala tartışılıyor. Trofede puan peşinde koşan ve son iki yarışta iyiden iyiye kızışan zirve mücadelesinde yapılan planları bozan abandone kararı neden verildi?
Konuyu “Bodoslama” köşemizde ayrıntılarıyla ele aldık. Ancak bunun bir de “yönetim” tarafı vardı. Yarış Kurulu bu tartışmalı kararı neden verdi? Onları bu karara yönelten etkenler nelerdi?
“KARAR YANLIŞ DEĞİL”
Haberin “tek taraflı” kalmaması için bugün bu soruları TAYK Genel Müdürü Cahit Üren’e yönelttik. Üren, TAYK değil, kendi adına konuşabileceğini belirterek Yarış Kurulu tarafından verilen kararın doğru olduğunu ve abandone ile “adaletin sağladığını” savundu.
Yarış Kurulu'nun sürekli hava raporlarını ve parkuru gözlediğini belirten Üren, “Hava yoktu, zaman daralıyordu ve belirtilen süre içinde yarışın tamamlanması mümkün görünmüyordu. Yarış abandone edildikten sonra hava Poyraz’dan tazeledi. Bunu kimse bilemezdi. Gerçi bu hava da bir süre sonra zayıfladı. Tekrar güçlenmesi 19.00’ı buldu” diye konuştu.
Yarış süresinin uzatılmama gerekçesi olarak havanın erken kararmasını ve bu yüzden de önceki yarışta 17.30 olan zaman sınırını 16.30’a çekildiğini gösterdi.
“HAKSIZLIK ÖNLENDİ”
"Yarış abandone edildiğinde Provezza 5 Digavsing yakınlarında, bir grup da Kınalıada’yı geçmişlerdi. Büyük olasılıkla bu tekneler yarışı tamamlayabilecekti” dememiz üzerine de şu karşılığı verdi:
“Görevimiz yarış yaptırmak, karışıklık yaratmak değil. Yarışa toplamda 48 tekne katıldı. Sadece öncü gruptaki IRC1 ve IRC2 sınıflarına bakacak olursak, start eden tekne adedi 21. Saat 16.30’a kadar bu teknelerden en fazla 5-6’sı finişe ulaşabilir gerisi yarışı tamamlayamazdı. Bu da çok büyük bir haksızlığa yol açacaktı. Verilen kararla bu haksızlık önlenmiştir.”
“İKİ YARIŞIN İLANINDAKİ AÇIKLAMALAR FARKLI”
i-marine TAYK Kupası’nın geceye sarktığını hatırlatmamız üzerine de Üren şunları söyledi:
“O yarışın ilanında belirtilen bir durumdu. Zaman sınırının sabah 09.00 olduğunu ilan etmiştik. Gelenler bunun bilincindeydi. Ama bu yarışın ilanında belirtilen zaman sınırı 16.30 idi. Dolayısıyla kimsenin karanlıkta yarışmak gibi bir hazırlığı yoktu.”
Bu arada iki ekibin “düzeltme” isteğiyle “abandone kararı”nı protesto ettikleri öğrenildi. Bu ekipler IRC1’de UNO, IRC2’de ise Aggressivo-Kahve Dünyası.
Kaynak: TurkSail
|
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 14 Aralık 2009 20:10 |
diyeceksiniz bana, biliyorum. Affedin. Zamanında ilgi alanımda değildi.
Dikkatle okudum. Hem bunu, hem de "Bodoslama" yazısını. Cahit Üren'e yöneltilen sorularda eksik olan, neden (zaman sınırının uzatılmasına alternatif olarak) YYK 32 uyarınca "starttan sonra kısaltma" yapılmadığıdır. Nitekim, Tuba Uca bu konuya parmak basmış yorumunda. Bu soru Üren veya Komite tarafından cevaplandı mı, çok merak ediyorum!
Tuba bey, "Bütün bu olayların tek sebebi tembellik ve bilgi eksikliğidir," demiş. "Tembellik" kısmını anladım. "Bilgi eksikliği" nedir? Hakemlerimiz NEYİ bilmiyorlar?? Bu açıklanmalıdır. Açıklandı mı?
Yine Tuba bey, "Burda yazmak istemiyorum ama 'yok' denirse hatırlatırım," demiş! "YOK!" diyorum. YOK!
...
Türkiye'de, (benim katıldığım Laser yarışları dahil) yarışların yetersiz rüzgarda kısaltılmak yerine, durmadan abandone edilmesinin sebebi, sadece "tembellik" değildir. TYF'nin kendisidir. Çünkü, RRS Kural 32 senelerdir hep yalnış tercüme edilmiş!
YYK tercüme hatalarını geçen sene (BÜYÜK kavgalarla) TYF'ye sundum. Sayın arkadaşım Tuba bey'in bile bir üstüme yürümediği kaldı (mecazi anlamda). Şimdi yine burada saldırırlar. Bildiğim kadarıyla, TYF sonunda bir takım önlemler almaya ve hakemleri yeniden eğitmeye karar vermişti. Ne oldu, bilmiyorum...
Dr. Şevket Günter
Laser 184778-İYK
Olmadığınıda görüyoruz.
Olaylı yarışlara bakın, çoğunlukla yok havalarda meydana gelmiştir.
Yanlız sunuda unutmamak lazım kotu yarıs duzenleyen sadece tayk degildir, bir kaç yarıs hariç diğer hakemlerinde duzenledikleri yarısları biliyoruz, rotaya paralel atılan start hatları , yanlış hesaplanan duzeltilmiş zamanlar, 10daki starta 11.30da cıkan komite vsvs.. o yuzden sadece tayk değil kötü yarıs yonetmiş herkesi eleştirmek gerekir.
bu arada şunu da belirtmek isterim 2007 bayk kıs trofesi 15 yıllık yatçılık hayatımda gordugum en iyi organizasyonlardan biriydi(yurtdısı hariç), rotası brifingi protestosu sosyal organizasyonuyla 44lüktü, demekki istenince, çaba gösterince iyi şeylerde yapılabiliyor..
BIZ YARIŞCILAR ERKEN START EDİYOR İSEK CEZASI= OCS VEYA CEZA DÖNÜŞÜ YAPIP STARTER OLUP YARIŞA DEVAM, ŞAMANDIRYA ÇARPIYORSAK CEZASI = CEZA DÖNÜŞÜ VE YARIŞA DEVAM YADA DSQ, YARIŞ KURALLARINA UYMADIĞIMIZ ZAMAN CEZASI=DSQ VS. VS.VS.
PEKİ YA DİĞERLERİ İÇİN ?????
S&S
MİHRİ
ŞAHSEN SİZİ TANIMIYORUM ANCAK "Mesela Uno, Mesela Agresivo, geçen senede aynı konulardan şikayet ediyordular ama yine de Trofe yarışlarını kaçırmadan takip ettiler.(demekki çok da şikayetleri yokmuş)" IFADESİNİ KULLANMADAN ÖNCE BİLGİ DARCINIZI BİRAZ DAHA GENİŞLETİP BU SÖZLERİ YAZMANIZ DAHA DOĞRU OLURDU KANISINDAYIM.
HATIRLATMA:
2008 SEZONUNDA AGGRESSIVO 3 ADET YURT DIŞI YARIŞLARDA.
Sizi tanımıyorum ancak görüşlerinize teşekkür ederek başlamak istiyorum,
UNO olarak yelken sporuna destek olmak amaçlı bir çok çalışmamız var. (Bunları burada paylaşmayacağım.)
Ancak her yarışa koşturarak geliyor olmamız içimizdeki yelken yarışı sevgisidir ve bu yıllar ile kazanılan bir yaşam şeklidir. Eğer bu satırlarınızı yazmadan önce UNO hakkında biraz araştırma yapmış olsaydınız HER YARIŞA aynı heyecan ve AMAÇ ile katıldığımızı görebilir ve bunların hiçbirini öne çıkardığınız kupa avcılığı için yapmadığımızı anlayabilirdiniz. Özet ile bizim için TAYK, KOG, İYK v.s. fark etmiyor. İçimizdeki yelken sevgisi ve yarışçılığı ile yolumuza devam ediyoruz.
Bu süreç içinde yaşanan bu ve benzeri olumsuzluklara vermiş olduğunuz Oğuzhan örneği gibi davranmak yerine doğruyu savunmak ve iyiyi arzu etmek adına mücadele veriyoruz. Birşeylerin düzelmesi için vaar olmak ve mücadele etmek bizim felsefemiz. Sizin arzu ettiğiniz "Boşverin" tutumunu benimsemiyor ve susturulmuş bir toplum olmaya niyetimizin olmadığını net olarak bildirmek istiyorum.
Eğer hakkımızda daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz MYK-UNO ya yolunuz düşerse sohbete beklerim,
Saygı ve sevgilerimle,
Levent Özonur
UNO Yelken Koordinatörü
İnsanları hep aynı konulardan yıllardır şikayet etmelerini artık pek umursamıyorum.
Canı yanan başlıyor yazmaya ama boşa, yine hiç bir şey değişmeyecek, yine her şey aynı tas aynı hamam yürüyecek.
yazı yazmak dışında neler yapıyorsunuz, birazda suçu kendimizde arayalım. Her yarışa koşturarak gelirsiniz ondan sonra da yok öyle oldu yok böyle oldu.
Neden acaba yarışlara girmeme, yada bir araya gelip yeni yarışlar düzenlemek yerine sadece yazı yazmakla kalınıyor anlıyamıyorum.
Mesela Uno, Mesela Agresivo, geçen senede aynı konulardan şikayet ediyordular ama yine de Trofe yarışlarını kaçırmadan takip ettiler.(demekki çok da şikayetleri yokmuş)
Hiç mi acaba bizde suç yok. Memnun değilseniz girmeyin bu yarışlara, almayın Trofeyi reddedin.
Ama hayır yarışlar rezalet ama biz hepsine girelim eleştirelim.
ozaman da aynı şartlarla devam edilmesine de gözlerinizi kapayın. farklı bir şeyde beklemeyin.
Bu hafta yapılan yarış yıllardır yapılan tayk yarışlarından hiç bir farkı yokki, niye şaşırıyorsunuz.
Bakın bakalım millet neden bırakıyor bu işi.
Mesela oğuzhan her sene sitesinde açıklamalar yaptı da ne oldu, ne değişti.
Sonunda bırakıp gitti. Kim kaybetti Oğuzhan mı Türk yelkenciliğimi.
Ben sizin yerinizde olsam bırakırım Trofeyi, almam, bangır bangırda bağırırım girmiyorum Trofe yarışlarına, almıyorum Trofeyi de, kime veriyorsanız verin diye.
Ha birde protestolar verildi. işte o kısım bana dahada komik geliyor.kim bakacak o protestolara yıllardır bakan aynı komiteler.
hadi o zaman temyize verelim; kim bakacak temyize yine aynı komiteler
eeee sonuç; zaten ne zaman alehte oy çıktı ki.
Kimse kafaya takmasın böyle şeyleri, Konuşuruz 1 haftada unuturuz nasılsa . seneye aynı hakemlerle daha beter yarışlara devam... sevgilerimle
muratk
IS THIS YARIŞ ABONDONED???????????????????
Birde bizim hakmeleri beğenmiyorsunuz.))))
S&S
Levent.
Bir tekne ona bölersek onda biri bir oturaktır,hatta denizciler karaya oturan tekne için off dokuz oturak oturdu diye tabir ederler.
Bu yılkı yarışlarda oturak hesabı yaparsak bu yarış on oturak oturdu valla Allah yarışanlara sabır versin.
TAYK'ın yarışçıya saygı duymadığı, yaptığı yarışları değişmez bir hakem gurubuna yaptırmasından bile anlaşılmaktadır. Bahsi geçen gurubun eleştiriye kapalı, diktatör vari kararları bugüne kadar hepsine olan sevgi ve saygıdan olsa gerek ciddi bir tepki ile karşılaşmadı. Apaz git apaz gel dışında yarış yapma kabiliyetini yitirmiş bir gurubun yarışçıya saygı duyduğu düşünülemez.
Ortamda ciddi bir otorite boşluğu vardır, ne bir TAYK yöneticisi nede bir federasyon yetkilisi yapılan yanlışlara çözüm yaratma kabiliyetine sahip değildir.
Yöneticiler yanlızca seyretmekle yetinerek yelkenciliğin gerilemesine sebep vermektedirler. TAYK'ın kuruluş amacına bakacak olursak; "Türkiye’de motor ve yelken yacht’çılığının gelişmesini sağlamak, Uluslarası
kurallara uygun yacht yarışlarının yapılabilmesi için faaliyette bulunmak" hedeflerden ne kadar sapıldığı aşikardır.
Ben isimlerinin önüne sıfat taktırma sevdasında olan sayın camia yetkililerine sesleniyor ve artık yapıcı ve yaratıcı çözümler bulmanın zamanı geldi, uyanın! demek istiyorum.
Yukarıdaki paragrafa göre yorum yapmak istedim. Öncelikle hafta sonu alınan kararı doğruluğunu veya yanlışlığını tartışmaksızın söylemek istediklerim var.
Güney yarışının ilk etabının 2. gününde tüm filo sabah 6'dan itibaren öğlen 2'ye kadar rüzgarsız beklemişken ve ancak 1-2 mil ilerlemişken, rüzgarın çıkmayacağı bilinirken ve çıkacak rüzgarın yatları bir yere götürmeyeceği tahmin edilinirken yarış 12 saat uzatılarak ve bunun sonucunda 69 tekneydi yanılmıyorsam 13 teknenin bitirmesine sebep olunduğununda nasıl bir hakkaniyet yapılmış oldu onu merak ettim?!
Söylemek istediğim benzer durumlarda aynı kararların verilmediğidir.
Sayın Üren yarışın baş hakemi değilki kararları kendisi mi veriyor ki biz adaleti sağladık diyor.
Yarış hakemler açısından demokrasi gibi değildir, çoğunluğa bakılmaz bir teknenin bile hakkı yenemez.
Öncelikle komitenin neden alternatif rotayı tercih ettiği açıklanmalıdır!!!
Orsa-Pupa rotasında bir mil mesafe arasında rota kısaltma imkanı varken,neden tercih edilmemiştir.
Adalet sağlanması düşünülürken önde finiş yapacak teknelerin hakları ne olmuştur o sırada adalet izindemiydi !!!
Kendilerinin ifadesiyle öndeki tekneler bitirebilirdi denilmesi protesto komitesinde delil olarak sunulmalıdır yarışı bitirebilecek teknelerin hakkı yenmiştir.
Komite de bunu kabul etmiştir.
Gördüğümüz klinikte hocanın anlattığı bir kısma dikkat etmedikleri görüldü.
Burda yazmak istemiyorum ama yok denirse hatırlatırım.
Adaların önüne iki ayrı şamandıra atılarak onun dönmesini sağlasalardı yarışta orada rota kısaltılırdı ve bunları konuşur hale gelmezdik.
Bütün bu olayların tek sebebi tembellik ve bilgi eksikliğidir.
Önemli bir durum da protesto komitesinin teşekkülüdür,İlanda görevli komite olarak iki isim vardı bu demektir ki üçüncü komiteden seçilecektir,bu durumda komiteden kimsenin olmaması gerekir düzelme isteği komiteye karşıdır komitede görev yapan kişi ilgili kişidir taraftır.
Saygıyla duyurulur tabii anlayanlara.
dusundukce asabim bozuluyor...
Benim değil sevgili Phyllis McGinley'nin bir sözü.
Sizlerle paylaşmak istedim.