Reklam
Anasayfa Yelken Takımı Nasıl Kurulur Yelken Takımı’nda temel eğitim
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Yelken Takımı’nda temel eğitim PDF Yazdır e-Posta
Faydalı Bilgiler - Yelken Takımı Nasıl Kurulur
Çarşamba, 31 Mart 2010 23:52

“Yelken Takımı kurma” konulu yazı dizimizin ilk bölümünde takımı oluşturan üyelerin yelken sporuna hangi seviyede yaklaştıklarının saptanması, hedeflerin belirlenmesinin önemi ve sponsorluk dosyası hazırlarken dikkat edilmesi gereken noktaları vurguladık.

İkinci bölümde “Temel Eğitim” ve unsurlarına değineceğiz.




YELKEN TAKIMI YÖNETMEK (2)


Tekrar merhabalar…

İlk yazımızda ekip üyelerini tanımaktan söz ettik. Şimdi de işleyişin nasıl yürüdüğüne bir göz atalım.

Bu bölümün ana teması “Temel Eğitim” olduğu için farklı kurumlar bünyesinde bu tema doğrultusunda beraber çalışma fırsatı elde ettiğim ve halen Fenerbahçe Yelken Şubesi bünyesinde çalışmakta olan Sn. Banu Dizdar ve Sn. Oğuz Ayan’ın görüşlerine de yer vermek istedim satırların arasında.


1. Bölüm: İLK ADIMLAR

TAKIMIN OLUŞTURULMASI: Her takım üyelerden oluşur. Bu nedenle ilk iş olarak takımda yer almak isteyen üyeleri seçmelisiniz. Genel duyurular, eş dosta haber salmalar, sohbetler sonucunda takımınızda yer almak isteyebilecek üyelere ulaşabilirsiniz.

Önerim temel eğitime başlamadan önce adaylar hakkında bazı bilgilere ulaşmanız olacaktır;

•  İyi seviyede yüzme bilmek
•  Yelken sporunu yapmasına mani olacak bir rahatsızlığa sahip olmamak (Geçirdiği ameliyatlar)
•  Mevcut hayat temposunun hafta sonu yelken yapabilmeyei imkan vermesi
•  Geçmişte bir spor ile uğraşmış olmak. (Şart değil ama spor disiplinine sahip olunduğunu gösterir)
•  Denizcilik ya da yelken konusunda geçmiş deneyimler
•  Kısa özgeçmiş ve iletişim bilgileri
•  Neden takımın içinde yer almak isteniyor

NOT: Şirket yelken takımları için yasal olarak feragatname şart değil ama istenirse talep edilebilir. Genelde eğitimci firmalar yazılı bir taahhüt almaktadırlar.

Eğer imkanınız var ise üyeler ile yüz yüze görüşmenizi de öneririm.  

Size ulaşan başvurular arasından eleme yapmanız gerekirse “sağlıklı” olmak ve “yüzme biliyor” olmak ilk kriterler olmalı.

Süreç içersinde sizleri şaşırtacak pek çok üye olacaktır. Bu nedenle eğitim aşamasına mümkün olduğunca çok aday ile girilmesinde fayda var.

Temel eğitim aşamasında adayların “hangi seviyede” yer almak isteyeceklerini keşfedeceklerini, dolayısıyla da “takımın içersinde yer almak istemeyebileceklerini” göreceksiniz.

EĞİTİM TEDARİKÇİSİNİN SEÇİLMESİ: Hali hazırda yelken ve denizcilik eğitimi veren pek çok kuruluş bulunmakta. Bunlardan bazıları yelken kulüpleri bazıları ise özel şirketler.  Bazı temel kriterler bu kararı vermek için size yol gösterecektir.

Bunlar; kişi başı eğitim bedeli, eğitim içeriği ve süresi, eğitmen kadrosu, mevcut tekne parkı ve eğitim verebilme kapasitesi, referanslar, sekretarya hizmetleri verebilme, tesis altyapısı, eğitim sırasında kıyafet desteği sunabilme vb.

Ben temel olduğunu düşündüğüm kriterlere dair kişisel tercihlerimi kısaca paylaşmak isterim.

KİŞİ BAŞI EĞİTİM BEDELİ:
Önerim eğitim bedellerini tamamen yada en az yüzde 80’lik kısmının adaylar tarafından karşılanması yönünde olacaktır.

Temel eğitim süresi, eğitmenin metodolojisine ve o dönemdeki hava koşullarına göre 6 aya kadar uzayabilmektedir. 6 ay boyunca her hafta sonu sabahtan toplanıyor olmak, hava koşulları ve diğer nedenlerden dolayı zorunlu ertelemeler ve tüm hayat koşuşturmacısını düzenlemeye çalışmak özellikle bu spora yeni adım atanlar için hayli zorlayıcı olabilmektedir.

Eğitim bedelini karşılamaları bu zor süreçte devamlılık sağlamaları konusunda adayları motive edici olabilmekte (biraz acımasızca ama Smile). Bu model sponsorların kaynakların boşa israf edilebilmesine ilişkin çekincelerini de azaltmakta.

alt

Bu nedenle eğitim kalitesinden taviz verilmeyecek şekilde en uygun şartı sunan ve ödeme koşullarında esneklik sağlayabilecek tedarikçiler öne çıkmakta.

EĞİTİMİN İÇERİĞİ VE SÜRESİ: Biraz da pazarlama aracı olarak kullanıldığından, bu hizmeti sunan nerede ise tüm firmaların farklı yöntemleri söz konusu. Ben her zaman pratik yoğun eğitim programlarından yana oldum.

Berloni prensibini, teknenin donanımlarını ya da Poyraz’ı “elinizle tutmadan”, “gözünüzle şahit olmadan” öğrenmeniz oldukça zor bence.

Madem pratik etmeden öğrenemiyoruz neden eğitimi teorik ve pratik olarak ayıralım ki. Bunun yerine sadece pratik ama her dersten önce ve sonra teori serpiştirilmiş bir eğitim programının daha etkili olduğuna inanıyorum; “Gör – Uygula – Öğren”.

Eğitim saati ise bütçenize kalmış ama adayların kafalarında temel prensiplerin oturması için en az 20 saat pratik edilen bir temel eğitimin gerekli olduğuna inanıyorum.

Eğitim sürecinde ise dikkat edilmesi gereken konu standardizasyondur. Her eğitimle ilgili kayıt tutulması, eğitim içeriklerinin önceden belirlenmiş olması, doküman desteği sağlayabilmek gibi detaylar eğitim kalitesini arttıracaktır.

Bu bilgiler sizin temel eğitim sonrasında yapacağınız aday seçimine de baz oluşturacaktır.

EĞİTMEN KADROSU: Bildiğim kadarı ile bu konuda standardı belirleyen resmi tek belge antrenörlük.

Fakat unutmayın ki siz yetişkin eğitimi verebilecek insanlar arıyorsunuz. Dolayısıyla eğitmen kadrosunun yelken bilgisi ya da bireysel başarıları kadar yetişkin eğitimi verebilme konusunda da yetkin olması gerekmektedir.

Eğitmenler, bilgi aktarabildikleri kadar adayların keyif almalarını da sağlayabilmeliler.  

Temel eğitim sonrasında sadece “yelken yapmanın keyfini tadabilenler” devam etmek isteyeceklerdir.

MEVCUT TEKNE PARKI VE EĞİTİM VERME KAPASİTESİ: Hali hazırda iki park söz konusu; eğitim tekneleri olarak tabir edilen ve centerboard sınıflarına daha yakın teknelerden oluşan parklar ve yat sınıfı teknelerden oluşan parklar.

Ben temel eğitimin “eğitim teknelerinde” alınmasının daha faydalı olduğuna inanıyorum.

Bu teknelerde hissiyat ve sebep – sonuç ilişkileri daha kolay / hızlı gelişiyor. Belirli lükslere (kamara vb.) ve yat sınıfı teknelerdeki ekipmanlara (vinç, piyano vb.) sahip olmamaları ise dezavantajları.

Bu tip teknelerde eğitim alan adaylar yata geçtiklerinde bocalayacaklardır. Yeni ekipmana alışmaya çalışırken daha önce öğrendikleri bilgiler karışır. Bu yüzden temel eğitimi tamamlayan adayların yata çıkmaları sonrasında da eğitim sürecinin devam ettiği unutulmamalı ve anlatımlar sırasında hep daha önce anlatılan bilgilere referans verilmelidir.

Parkının aynı sınıf teknelerden oluşması ekibin eşit seviyede tutulmasını ve daha sonra match race gibi organizasyonlar yapılabilmesini sağlayacaktır.

Eğitim verebilme kapasitesi
ise tekne parkındaki tekne sayısı ve eğitmen adedine bağlıdır.

Sonuçta tüm bireysel ve kurumsal eğitimler hafta sonları 3 – 5 saatlik dilimler şeklinde yürütülmektedir. Kapasitenin yüksek olması size esneklik sağlayacaktır. Eğitmen adedinin çok olmasının bir diğer avantajı ise aynı eğitmenin aynı ekip ile çıkabilmesini sağlayabilmektedir.

Temel eğitim sonrasında yapılacak seçimde eğitmenlerin görüşü esas olacaktır. Bu nedenle aynı eğitmen ile denize çıkılması, eğitmen görüşünün pek çok denize çıkış ile oluşmasını sağlamaktadır.

REFERANSLAR: Firmanın referansları aslında sahip olduğu deneyimlere işarettir.

Eğitim verilen kişi sayısı ve saati, geçmişte yapılan organizasyonlar size firmanın deneyimleri konusunda fikir verecektir. Fakat yelken eğitimi vermenin ülkemizde henüz kurumsallaştığını söyleyemeyiz. Bu nedenle kişilerin deneyimleri firmaların önünde. Referans verilen işlerin hali hazırdaki kadro tarafından yapıldığını doğrulamanızı öneririm.  

SEKRETERYA HİZMETLERİ VEREBİLME:
6 ay boyunca her hafta sonu eğitim için rezervasyon alınması, eğitim iptallerinin bildirilmesi, eğitimler ile ilgili düzenli raporlama (devam ve eğitim gidişatı), kayıt ve arşivleme desteği verebiliyor olmak bence oldukça önemli. Süreç içersinde bu desteğe sahip olabilmek size zaman ve kalite kazandıracaktır.  

TESİS ALTYAPISI: İster kulüp olsun isterse özel kuruluş tüm eğitimci firmaların belirli bir tesis altyapısı mevcut aslında.

Zaten tekneler de çoğunlukla marinalarda bağlı. Fakat teorik eğitim yapılmasına olanak verecek, takım üyeleri ile toplanıp değerlendirme yapabileceğiniz belirli lüksleri barındıran tesis alt yapısı sunabilen tedarikçiler öne çıkmakta.

KIYAFET DESTEĞİ SUNABİLME: Temel eğitim sırasında adaylara mümkün olduğunca sabit değer yatırımı yapılmasından kaçınılmalıdır. Zira eğitim sonunda bazı adaylar kendi istekleri ile takımdan ayrılacak bazı adaylar ise eğitimci kuruluş öneri listesinde yer almayacaklardır.

Ayrıca zaten eğitim maliyetini üstlenen adayların takımda yer alacakları kesinleşmeden 600 ile 1.000 TL arasındaki kıyafet maliyetine katlanmalarını istemek biraz da haksızlık. Bu yüzden eğitimci kuruluşun kıyafet desteği sunabiliyor olması önemli bir artı.

Eğitim süresinin 6 aya kadar uzayabilmesi ve sert hava koşullarında kıyafet desteğine ihtiyaç duyulacak olması yaz döneminde eğitim alan adayların bile kıyafete gereksinim duyabilmelerine neden olmaktadır.

alt

EĞİTİMLERİN YÜRÜTÜLMESİ:
Ben eğitim tekneleri ile temel eğitimin alınmasını tercih ettiğim için adayları 3-4 kişilik ekiplere bölerek işe başlarım.

Ekip dağılımlarında adayların bireysel isteklerini dikkate aldığım kadar nerede ikamet ettikleri, yelken deneyimleri, cinsiyetleri ve çalışma alanlarını da göz önünde bulundurmaya çalışırım.

Her ekip için eğitimci kuruluş ile irtibata geçmekten ve rezervasyon gün/saatini netleştirmekten sorumlu bir takım lideri belirlemenizi öneririm. Zira aynı anda birçok kişinin eğitimci kuruluş ile irtibata geçmesi karışlıklara neden olmaktadır.

Eğitimlerin ilk gününde mutlaka siz de orada olun. Adaylara takımın hedefleri ve süreç hakkında bilgi verin.

Mümkünse her eğitimde farklı ekipler ile denize çıkın, gözlemlerde bulunun. Böylece hem adaylar hakkında siz de fikir oluşturuyorsunuz hem de eğitmenleri denetleme şansınız oluyor.

Eğitimlerin yürütülmesi sürecine dahil olmanızın diğer bir faydası ise takım kaptanı olarak kabullenilmenizi kolaylaştırması.  Unutmayın ki takip eden dönemde ekip adına pek çok idari karar üretiyor olacaksınız.

Eğitimin yürütüleceği hava koşulunu seçme şansınız yok. Fakat en verimli olanlar ekibin 6 – 10 knot aralığındaki bir rüzgar ile ilk iki eğitimlerine çıktıkları, süreç içersinde de hem rüzgarsızlığı hem de sert hava koşullarını görmüş oldukları çalışmalar oluyor.

Eğitimci firmadan her eğitimden sonra mutlaka performans raporu isteyin. Devamsızlık yapan, eğitim konularından düşük puan alan adaylar ile görüşmeye çalışın.


RAHATSIZLIKLARI GİDERİN

Bazen eğitmen ile ilgili rahatsızlıklar bazen de diğer adaylar ile yaşanan çatışmalar kişilerin şevkini kırabiliyor. Adayların huzursuzluğu ise takım dinamiğine çok hızlı etki ediyor. Bu tip durumların mümkün olduğunca erken tespit edilmesi her şeyden önce takım dinamiğinin korunması için önemli.

Eğitimlerin yürütülmesi sırasında hedefleriniz ve takımın genel performansı hakkındaki düşüncelerinizi içeren ara bilgilendirmeler yapmanızı öneririm. Bu tip detaylar adayların motivasyonunu arttıracağı gibi takım olma sürecinizi de destekleyecektir.

Lütfen unutmayın; “Biz Ne Kadar İsek Türkiye’de Yelkencilik – Yatçılık da O Kadar İşte”.


Bölüm 1: Yelken Takımı Nasıl Kurulur?

Bölüm 2: Yelken Takımında Temel Eğitim (Buradasınız)
Bölüm 3: Takımınızı Oluşturun
Bölüm 4: Yelken Takımında görev Dağılımı
Bölüm 5: Bir yarış takımı olun




Lütfen yorum ekleyebilmek için sisteme giriş yapın veya üye olun.
Yorumlar (1)
1 Perşembe, 01 Nisan 2010 10:30
MATUG
TurkSail'e ve Mert Beye bu güzel yazı dizisi için teşekkürler. 2. bölümdeki tedarikçi ve eğitimci gözüyle yapılan alıntılar yazıyı daha da zenginleştirmiş. Devamını merakla bekliyoruz.


Bu sayfayı beğendiğiniz sitelerde paylaşabilirsiniz
Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! MySpace! Twitter! LinkedIn!
Son Güncelleme: Çarşamba, 09 Haziran 2010 17:10
 
Bu Bölümden Rastgele Seçilenler





 


Reklam





Reklam
Reklam
Reklam
Reklam


Reklam
Reklam