|
Haberler -
Yelkenciliğimiz İçin Öneriler
|
|
Pazartesi, 31 Mayıs 2010 12:10 |
|
“Farklı” bir komutandı Oramiral Metin Ataç…
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı döneminde kupaya adını veren yarışa katıldı, DHO’nun teknelerinden birine “ekip” olarak bindi… 35 knot havada üç defa broş’a düştü.
Geçmişteki değerlere ve bilgilere saygı duyduğu, geçmişten dersler çıkarmamız gerektiğine inandığı için müzelere ve müzeciliğe önem verdi. Bu yüzden adı “Müzeci Amiral”e bile çıktı…
Atatürk’ün Mogan Gölü’nde dolaştığı kayığı buldu, onardı, pırıl pırıl yaptı ve müzeye bağışladı…
İlk kez Ege’nin karşısındaki “komşu”, Yunanistan Deniz Kuvvetleri Komutanı ile “yakın arkadaş” oldu.

Yelken ve yelkenciliğe ise tutkundu… “Yarışan pek çok tekneye bindim ama yelkenci değilim. Öğrenecek zaman ve fırsatım olmadı” diye dert yandı. Bu sevdasını görüntülemek için fotoğrafçılığa merak saldı…
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan ayrılır ayrılmaz soluğu yelkencilerin arasında aldı. TAYK tarafından düzenlenen “Aylık Yelkenci Yemeği”nin 2009 Eylül randevusunda “Artık aranızdayım” diyordu.
Ve Emekli Oramiral Metin Ataç, Aylık Yelkenci Yemeği’nin Mayıs 2010 buluşmasında bu kez konuşmacı olarak kürsüdeydi.
Tarihten bugüne denizciliğimizi anlattı ve yelkenciliğimizi… Nerede olduğumuzu, gelişmek için neler yapmamız gerektiğini… "Sevgi” ve “Çocuk” temalarından yola çıkarak somut önermelerde bulundu.
Metin Ataç’ın kimi zaman araştırmalarından elde ettiği bilgilerden, kimi zaman da başından geçen olaylardan söz ettiği renkli konuşmayı “virgülüne dokunmadan” yayınlıyoruz.
(Sonraki Sayfa) >>
BÖLÜMLER 1- Yelkenci değilim ama yelkeni severim 2- Denizcilik tarihimizi incelemeliyiz 3- Vakıf kuralım, çocuklara yelkeni aşılayalım 4- Yelkende Deniz Kuvvetleri’nin rolü 5- Neler yapılabilir? 6- 35 knot rüzgarda Marmara macerası
|
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 16 Haziran 2010 18:17 |